Futbol topunun yuvarlaklığı çok manidardır çoğu zaman, ne olacağı belli olmaz. Sürekli dönen yuvarlak bir top ve peşinden koşan 22 futbolcu. Dün gece, futbol topu en yuvarlak günlerinden birini yaşadı. Gelen zaferi, başarıyı sadece 3 dakikada Dünya Devine hediye etti, bir nevi torpil geçti futbol topu.
Muazzam bir oyun olmasa da oyunun kontrolü genelde elimizdeydi. Kısım kısım, oyuncularımızın yorgunluğuna paralel, Liverpool’un hakim olduğu dakikalar yaşadık ama genelde biz üstündük. Erken gelen gol, hem tribünleri hem takımı havaya soktu. Yıkılıyordu o anlarda Hüseyin Avni Aker stadyumu.
Yakın tarihinin en coşkulu anlarını yaşıyordu. Farkı artıracak fırsatları da yakaladık golden sonra üstelik. Gol bulabileceğimiz pozisyonları cömertçe harcadık. Mücadele ettik, elimizden geldiğince, 2.golü bulsaydık eğer, gruplara ulaşmak hiçte zor olmayacaktı ama ilk devreyi bu skorla kapattık.
İkinci yarı, bir hayli etkisiz kalan Yattara’nın yerine Ali ile başlayan Şenol Güneş mantıklı bir hamle yaptı diyebiliriz. Ama sonuç alamadı bu hamleden. Etkisiz kaldı hem İbrahim hem de Ali.
İkinci yarıya inanılmaz pas hatalarıyla başlayan Ceyhun’un yerine de Barış Ataş’ı alarak göbeği toparlamaya çalıştı ama yine de takımın tamamı yorgundu, bir eksiklik vardı. Evet, o eksiklik ilk maçta oyuna girdikten sonra çok etkin gözüken Umut Bulut’un eksikliğiydi. En büyük özelliği olan rakip defansı yorma, yıpratma meziyetinden yoksun kaldı Trabzonspor. O yüzdendir ki, kendi kalesine golü atan Giray’dan daha fazla mesuliyeti vardır. Çünkü bu takımın 2.kaptanının böylesine önemli bir maçtan önce böylesine sorumsuz bir harekette bulunmasının başka bir açıklaması olamaz.
Nitekim, oyundan düşen Trabzonspor savunması ve orta alanında oluşan boşluklardan yararlanan İngilizler, 3 dakikada 2 gol bularak rahatladılar. Maç boyu hop oturup hop kalkan rakip takım hocasının yüzündeki kızarıklık bir anda sevince dönüştü. Desteğini esirgemeyen binlerce Bordo-Mavi sevdalası ise hayal kırıklığına gark oldu. Kızmadılar, sinirlenmediler de. Bundan çok uzun zaman önce olmayan bir sezonda, yine Hüseyin Avni Aker’de Dinamo Kiev’e 2-0 yenilerek elendiğimizde ne yaptılarsa onu yaptılar. Hem Liverpool’u hem de Trabzonspor’u alkışladılar. Şimdi de ben alkışlıyorum hem seyircimizi, hem teknik kadro ve yönetimi hem de futbolcu kardeşlerimi. İyi ki varsınız…
Hamdi KaramahmutoÄŸlu