
Bir kulüp sadece 3 Ayda nasıl küçültülür, nasıl kötü yönetilir ve dahası yapılan onca iyi icraat bir anda nasıl yok edilir gördük hepimiz. Başta Hacısalihoğlu olmak üzere sayın Başkan ve ekibi kocaman bir protesto alkışını hak ettiler. Bunu başarmak hiçte kolay değildi çünkü.
Geçen sezonun sonunda tekrardan basında hak ettiği saygıyı gören, manşetlere taşınan bir Efsane iken şimdilerde basının yegane malzemesi olan ‘Trabzonspor nasıl kurtulur?’ gibi manşetlerle karşılaşan sıradan bir takım olduk. Bundan en büyük hata yönetim kurulunundur. Transfer dönemindeki en büyük belirsizlik teknik direktör konusunda oldu. Önce Sven Goran Eriksson ile beklentileri o kadar yüksek tuttular ki, sonrasında elde avuçta aday kalmayınca vasat bir Avrupalı hocayla mukavele imzaladılar. Söyleyin bana dostlar, Club Brugge ya da Anderlecht ile fi tarihinde başarılar kazanmış bir teknik direktörü bize kariyerli diye yutturup göz boyamadılar mı? Kaldı ki bu iki takım Türkiye Süper Ligi’nde ilk 2’ye giremezler şu an bile.
Sonra ne mi oldu? Sistem dediler, oturmuş takım dediler, transfer yapmaya gerek yok dediler, piyasada tek bir kaliteli Türk oyuncuyu kalmayıncaya dek transfer yapmadılar, sonra yapmak istediler ama onu da ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Fatih Tekke gibi bir öz be öz Trabzon evladını bile iki görüşmede ikna edemeyen bir yönetim kurulu beceriksizdir. Geçen sezon Türkiye’nin en kaliteli kadrosu kimde diye sorsalar çoğu insan Galatasaray derdi ama ne yaptı bu takım, dünya yıldızlarını getirtti, kombine sattı, başarısız olunsa bile kimse yönetimi suçlayamaz çünkü ellerinden gelen fedakarlığı yaptılar.
Daha fazla vakit ve puan kaybı yaşanmadan Hugo Bross’un görevine son verilmelidir. Çünkü bu vefakar taraftarın dayanacak ne sabrı ne de takati kalmamıştır. Zaten muhtemelen anlaşılmış olan Şenol Güneş’e ve gerçek golcü Fatih Tekke’ye kavuşacaktır bu takım devre arasında. O zamana dek bu taraftar Sabır Taşı olsa çatlar, benden söylemesi.
İyi haftalar…
Hamdi KaramahmutoÄŸlu
| Yorumlar |
|






