‘Sadri Şener kalırsa ben de kalırım, Türkiye'de Trabzonspor'dan başka takımda oynamam, gidersem Avrupa’ya giderim.’ diye bir tarafını yırtıp, Avrupa'da bu sezon Edirne'den ötesini göremeyecek bir takıma 5 yıllık imza atmanın adı KARAKTERSİZLİKTİR.
Koca bir sezon sona ererken, Trabzonspor taraftarı son 27 senedir alışık olduğu travmaların belki de en ağırını yaşadı. Oluşan kaos ortamından hoşnut olan sırtlanların gülüşünün üzerine, batan gemiyi ilk terk eden fareler misali İstanbul takımlarının kucağına oturan futbolcuların tutumu da eklenince, ıstırap ikiye katlandı, dayanılmaz bir hal aldı.
Şike skandalı nedeniyle İtalya Futbol Federasyonu tarafından küme düşürülen Juventus takımının taraftarı "Adam olan kalır futbolcu olan gider." Diye pankart açmıştı o sezon sonunda. Nedved ve Del Piero gibi camiaya mal olmuş futbolcular Seri B’de bile Juventus formasını terletmeye devam ettiler. Eski Trabzonsporlu futbolculardan Egemen ve Selçuk, kendilerini bu seviyeye getiren futbol takımına, camiasına ve hatta en çokta taraftarına ihanet ederek ‘hedef’lerini gerçekleştirmek için Boğaz Köprüsünün karşısında soluğu aldılar. Bu ‘hedefler’ bir, bilemediniz iki sezon sonunda orta sıra Anadolu takımlarıyla imzalanmış sözleşmelerle son bulacaktır. Zerre şüpheniz olmasın.
‘Sadri Şener kalırsa ben de kalırım, Türkiye'de Trabzonspor'dan başka takımda oynamam, gidersem Avrupa’ya giderim.’ diye bir tarafını yırtıp, Avrupa'da bu sezon Edirne'den ötesini göremeyecek bir takıma 5 yıllık imza atmanın adı KARAKTERSİZLİKTİR.
Bu iğrenç, spor ahlakından yoksun duruşun hemen çaprazında ise, sezon içerisinde takımı birçok maçta ipten alıp, yılın Türk futbolcusu olan Burak Yılmaz’ın ‘Burada çok mutluyum. Şimdiden boş mukaveleye 5 yıllık imza atmaya hazırım. Şenol Güneş'ten öğreneceğim çok şey var.’ Demesi, bu iki futbolcunun suratına karşı söylenmiş küfürden daha ağır etkiler bırakacaktır. Sezon içerisinde birçok Trabzonspor taraftarı tarafından, ‘çok şımarık, bencil’ diye yaftalanan, gol atamadığı bir maç sonrası yuhalanan bir futbolcu için çok takdir edilesi sözler bunlar.
Camia, en başta taraftar sakin olmalıdır. Taraftar kitlemizin bir kısmı Panikatak ve mazoşist, arkadaşlar bir sakin olun. Geminin başında Şenol Güneş var, bu gemi batmaz! Selçuk İnan ve egemen Korkmaz geldiklerinde vasat üstü Süper lig futbolcularıydılar. Şu anki durumlarını görüyorsunuz. Onun gibi futbolcunun özgüvenini geriye getiren, altın’ın çamura batmış olmasına aldırmadan onu parıldayana kadar işleyen bir deha varken stres yapmamıza hiç gerek yok.
Türk Medyası taraf olduğunu bir kez daha ispat etmiştir. Türk Futbolu böyle şaibeli bir sezon yaşamamıştı. Yapılan tüm bu haksızlıklara rağmen medya hala ölü taklidi yapmaya devam ediyor, yazık. Şenol Güneş’in açıklamalarını yayınlama tenezzülünde bulunmayan Lig Tv, Fenerbahçe kulübü başkanına özel program yaparak, Fenerbahçe’nin resmi yayın kuruluşu olduğunu bir kez daha tescillemiştir. Emenike transferini nedense hiç ama hiç ‘irdelemeyen’ Bizans uşağı Medya baronlarına karşı verdiğimiz mücadele Don Kişot’unkini andırsa da, susmaktan çok daha evladır.
Yönetimimiz mutlaka kaliteli isimleri kadroya dahil edecektir, şu an Türk futbolcular için istenen bedeller çok fazladır. Biraz beklemek, sakin kafayla hareket etmek mantıklıca olur. Şampiyonlar Ligi 3. Ön ElemeTurunda Benfica, D.Kiev, Panathinaikos, Twente ya da S.Liege takımlarından biriyle eşleşeceğiz.Umarım şans yanımızda olur, umarım o güne kadar sağlam bir kadro oluşturulup, güzel bir kamp dönemi geçirir Trabzonsporumuz.
Tüm Trabzonsporluları hatta Türk Futbolunun kirletildiğini düşünen, endüstriyel futbola karşı mücadele vermek isteyen her bir sporseveri Pazar Günü saat 13.00’te İstanbul Taksim Meydanında yapılacak yürüyüşe bekliyoruz. Şahsen ben orada olacağım, Menzile değil yola olan sevdamdan ötürü. Sözlerimi ulu önderin şu anki durumu çok net izah eden sözleriyle sonlandırırken tüm Trabzonspor sevdalılarını selamlıyorum. İyi haftalar.
"Ben kulüp tutmam, çocuk... Çünkü hepsi benimdir. Hem; sivil veya asker toplumun tamamına hizmet veya kumanda edenler bir kulübü tutsalar bile -görev sırasında- bunu açıklamazlarsa isabet ederler. Aksi halde, otoriteleri sarsılır ve tartışılır. Tefrika (ayrımcılık, nifak) yaratmış olurlar. O nedenle dikkatli olmalarını tavsiye ederim." Mustafa Kemal Atatürk (2 Aralık 1933)
Hamdi KaramahmutoÄŸlu
| Yorumlar |
|







