Şampiyonluğa inanmış ayakların müthiş bir presi vardı maç başlarken. Sağ ayağını kullandığı halde sol ayağıyla, kalecinin uzanamayacağı köşeye gönderdiği füzeyle bu gerçeği bir kez daha ispat etti Burak Yılmaz. Attığı iki golle, özgüveninin nelere kadir olabilecğeini gösterdi dosta düşmana.
Buz gibi havada tribünleri tıka basa dolduran, kimi Almanya’dan, kimi Trakya’dan, kimi Sakarya’dan gelmiş onbinlerce Bordo-Mavi yürek. Tribünleri ısıtan bir futbol. Daha ilk dakikalarda hemen önde basıp rakibi hata zorlayan futbolcularımız, presin meyvesini henüz 2.dakikada aldılar mükemmel bir golle. Burak’ın arkadaşlarına pas atması daha makul bir seçim olsa da kendi yeteneğine güvenerek yaptığı vuruşla.
Bir anlık konsantrasyon eksikliğinin hazırladığı golle beraberliği yakaladı Abdullah Avcı’nın talebeleri. Akabinde 2.golü bulacak pozisyonları da yakaladılar ama Onur izin vermedi. İkinci devre ise, ısıran, arzulu futboluyla 3 puana uzandı Trabzonspor. Bu hava ve stadyum koşullarında daha kalabalık bir seyirci kitlesini hiçbir takım oluşturamaz. Bu 26 Yıllık hasretin yüreklerde bıraktığı burukluğun dışa vurumudur. Bu sezon sonunda gelecek şampiyonluğun habercisidir.
Oyunlarıyla Burak Yılmaz, Selçuk ön plana çıksa da takım genel olarak arzuluydu. İbrahima Yattara’nın formsuzluğuna Jaja’nın eşlik etmesi galibiyet skorunun gelmesini geciktirse de sonucu değiştirmedi. Cale ve Alanzinho’da gözle görülür bir toparlanma var. Umarım bu formlarını devam ettirirler. Colman sert İ.B.B. oyuncularına karşı sert oynadı ama faydalı oldu. Haftaya onun ve Serkan’ın cezaları nedeniyle olmayacakları K.D.Ç. Karabükspor maçından mutlaka 3 puanla ayrılmamız gerekiyor. Lakin olası bir puan kaybında devre arası tatsız geçecek. Her ne kadar Karabükspor depalsmanda pek etkili olmasa da topladıkları 24 puan, onların sıradan bir takım olmadıklarını gösteriyor. Umarım egemen ve Giray Emenike’ye geçit vermez. İyi haftalar.