
Teknik Direktörümüz Şenol Güneş, düzenlediği basın toplantısıyla sezon değerlendirmesinde bulundu.
Önce sezonun bir değerlendirmesini yapan Güneş, ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
“Öncelikle 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramınızı kutlarken, hep birlikte anmamızın faydalı olacağını düşünüyorum” diyerek söze başlayan Güneş, spor kültürünün artmasının istendiği bu dönemde 19 Mayıs Bayramını daha anlamlı bulduğunu belirterek, “Ligin bittiği bu günlerde geçen süreyi değerlendirip fikirlerimizi paylaşmak istedik” dedi.
Güneş şunları söyledi: “Neler konuştuğumuza ve neler yaptığımıza bakmamız gerek. Güvensizlik, moralsizlik, sorumluluk alma anlayışından kaçma durumundan kurtulup bugünlere gelmek önemliydi. Kısa bir süre vardı, bu sürede hızlı bir değişime girdik. Şikayetçi olmamız yerine sorunları çözen kişi olmamız gerektiğini, yarışmacı takım olurken ileriye dönük inşa edeceğimizi söylemiştik. Sorunlar vardı. Hem ekonomik, hem kadro, hem de anlayış olarak. Gerçeği görmemiz gerektiğini, sıkıntıları saklamak yerine aşmamız gerektiğini söyledik. Geçmişi geleceğe bağlamak istedik. Bütün bunları konuşmuştuk. Bunları sağlam temellere oturtursak yarınları inşa edebiliriz.
Kim hatalı atalım, yenisini alalım anlayışı çok hakim oldu. Bu da spor kültürünün gelişmediğini gösteriyor. Kupada şampiyon olmak hedefti. Maalesef ligde düşündüğümüz üçüncülüğü elde edemedik. Ama kurumsal kimliğimizle Avrupa’da olmak istiyorduk. Şuanda UEFA’da varız. Ama lig beşinciliği bize yakışmadı.
Altyapı, bölge ilişkilerinde eksiklerimiz var. Zaman nedeniyle yeterli diyalogumuz olmadı. Karadenizspor’un bir üst lige, U18 takımımızın Antalya’da turnuvada olduğunu görüyoruz.
Hep birlikte çalışmamız gerektiğini zaten hep söyledik. Trabzon kentinin bu yönde çok daha mesafe aldığını söyleyebilirim. Bunlar sevindirici. Umut verici hadiseler. Başta kendimizi de eleştirerek, yönetim, medya, taraftar ve oyuncu anlamında daha iyi işler yapmak zorundayız. Sonuçların beklentiye dönüştüğü anlarda daha agresif olduğumuzu gördük. Urfa’da Fair-Play’ı öne çıkarırken kaybeden Fenerbahçe taraftarının ne kadar olumlu olduğunu gördük. Ancak İstanbul’da kaybedilen şampiyonluğun ardından neler yaşandığını da gördük. Daha ılımlı olabilirsek spor kültürünü geliştirebiliriz. Başarıyı hedef seçiyoruz. Trabzonspor olumlu adım atmışsa her birimin katkısı vardır. Olumsuz adım atmışsa yine her birimin eksisi vardır.
Sezon açılışımızı 28 Haziran’da yapmayı planlıyoruz. Önce Davraz sonra yurt dışında hazırlıklara devam edeceğiz. Yurt dışında iki parçalı düşünüyorduk ancak Süper Kupa’nın tarihi kesinleşmediği için değişimler olabilir. Çok uzun kamplar sıkıcı oluyor. Bunu düzenleyeceğiz.
Bursaspor’u ve tüm camialarını tebrik ediyoruz. Bu olay Türk futboluna katkı yapar. Fenerbahçe’yi de tebrik ediyorum. İkincilik başarısızlık olarak görülebilir ancak atılamayan bir golle Fenerbahçe’yi başarısız görmek yanlış olur. Beklenen sonuçlar gelmeyince mutsuzluklar olabilir bu doğaldır. Seneye belki 6 takım şampiyonluk yarışı içinde olacak. Sonuçların gelmemesi dünyanın sonu değil. Kaçan şampiyonluğun ardından her şeyi tartabilirsiniz, eleştirebilirsiniz ama dünyanın sonu değil. Bizim de başımıza gelmişti. Doğru düşünceleri yıkıp değiştiriyorsanız başarıya ulaşamazsınız. Sonuç gelse de gelmese de yaptığımız doğrulardan vazgeçmemeliyiz. Şampiyon olduk, her şeyi doğru yaptık, hatalı bir golle şampiyonluk kaçtıktan sonra her şeyi yanlış yaptık gibi bir anlayış olamaz.
Bu sezon Türkcell Süper Lig’e yükselen Bucaspor’a ve Karabükspor’a hoş geldin diyorum. Düşenlere başarılar diliyorum. Milli Takım’a yeni hocasıyla iyi çalışmalar diliyorum. Haziran ayında futbol dünyası renkli günler geçirecektir.
Tony Sylva’nın mukavelesi bitti. Bizimle olmayacak. Bunu kendisine de söyledik. Bir Türk kaleci alacağız.
Kaptan Rigobert Song’dan gayet memnunum. Hem kaptan hem de oyuncu olarak elinden geleni yaptı. Hem ekonomik boyut, hem onun beklentileri hem de bizim düşüncelerimiz bir olursa kalır. Diğer oyuncularla yapılacak görüşmelere bağlı bir konudur.
Kadromuzda 6-7 oyuncu konusunda belirsizlikler var. Yönetime bağlıdır. 15-16 oyuncumuzun net olarak kalacağını söyleyebiliriz. Genel olarak oyuncularımdan memnunum. Niyetleri iyi. Öğrenmeye çalışıyorlar. Takım oyunu içinde adım attıklarını düşünüyorum. Transferdeki gelişmeleri belki yönetim, belki zaman zaman biz size aktarabiliriz. İki yabancı oyuncu kesin alacağız ama dörde kadar çıkabiliriz. Song’un durumuna göre bir oyuncu savunmaya, bir de forvet alacağız. Bir orta saha, bir forvet, bir sol taraf bir de stoperde durum tespiti yapacağız. Alınabilecek Türk oyuncuları da değerlendireceğiz. Mevki olarak ana iskelet bu.
Ligin akışına bakarsak futbol adına çok şey konuşuldu, yazıldı. Kirlenmiş kirlenmemiş anlayışı ne kadar tartışılırsa o kadar kirlenir. Futbol oynamak için sahaya çıktık. Kimin şampiyon olacağına aldırış etmeden iyi niyetli oynadık.
Sadece bir kırmızı kart gördük. O beni çok üzdü. O da olmasaydı daha iyi olurdu. O’nun dışında fair-play duygusu olan bir takımdık. Seneye daha iyisini yapmaya çalışacağız. Seyir zevki olan bir takım, oyuncuların yeteneklerini gösterebileceği bir ortam yaratmak istiyoruz.
Sosyal yaşam olarak kuralları koyduğumuzda, oyuncularımızın hayatları daha düzenli olacaktır. Ama bunu sık boğaz ederek yapamayacağız.
Futbolu bilim olarak görmemek gerek. 2+2 dört değildir futbolda. Hiç bilmeyen birinden yorum geldiğinde de saygı duyacağız, uzmandan gelen yoruma da saygı duyacağız. Futbol sahipleri olarak şunu yapmayı doğru bulmuyorum; Futbolun sonuçlarının peşinden gidersek kendimizi karamsarlığa iteriz. Şartlandığımız konular farklı sonuçlanabilir. Futbol bizim hayatımız değildir, futbol hayatımıza mutluluk veren bir oyundur. Eğer buna böyle bakmazsak 96’daki gibi yıkılıp gideriz. Fanatizmden rahatsız olduğum için bunu söylüyorum. Bu konuda herkese görev düşüyor. Bunlardan arınmazsak futbol ileriye gitmez.
Biz eğitimcilerin ve tesislerin olması gerektiği söylemleriyle büyüdük. Demek ki bu işlere çok geç başladık. Kurumsal kimlik de önemli. Anlayış önemli. Sosyalleşmek ve psikolojik yapımızı değiştirmemiz gerek. Federasyonun bu konuda adım atması gerek. Belki spor bakanlığının devreye girmesi gerek. Kulüplerin borçlu olması, yönetimlerin kontrolsüzlüğü veya futbolcularımızın eksikleri veya antrenörlerimizin duygusal yaklaşımları bizi geriye götürebilir.
Platini bir toplantıda söylemişti. Futbol artık ticari boyuta ilerliyor. Bunu 2000’li yıllarda söylemişti. Hakikaten öyle olduğunu gördük. Birçok çark var futbolda. Bu çarkları iyi düzenlemezsek başarılı olamayız. Yayın gelirlerinin iki katına çıkması bize bir işarettir. Geçen yıl üretime katkı yapmak için ne düşünüyorsak bu yıl iki katını düşünmek zorundayız. İşin peşinden koşarsanız parayı yakalarsınız. Bunu futbolcuma da yönetime de söylüyorum. İki katı sorumluluğumuzun ve iki katı çalışmamız gerek. Bu parayı alalım ama bildiğimiz işi yapalım. Böyle yaparsak daha aşağıya düşeriz. Futbolcuya yüklemeyi yaparsınız, sonra aşağı düşer. Ama dinlenmeyi iyi yaparsanız yukarı çıkar. Bu dengeyi iyi kurmalıyız.
Türkiye Dünya üçüncüsü olurken sıralamada üçüncü değildi. Kaç tane derbi maçımızı Avrupa yayınlıyor. Biz ülkemizde yabancı maçları daha çok izliyoruz. O gün de söylemiştim sıralamada yeterli yerde olmadığımızı. Anlaşılmamıştı ama bugün daha iyi anlaşılıyor…
Güneş daha basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Sizden önce Trabzonspor Karadeniz’in dalgaları arasında sürükleniyordu. Yönetim güven, medya traj kaybediyordu. Geldiğinizde hepimiz yakanıza ya da paçanıza yapıştık. Kurtarıcı olarak gördük. Bu süreçte neler yaşadınız? Bir de Türk Futbolu Avrupa’da izlenebilmesi için neler yapmamız gerek? Mehmet Dalman’ı ziyaret etmeyi düşünüyor musunuz?
Olmayan yerde bir şey üretemezsiniz. Trabzonspor’un yönetimi, teknik heyeti, personeli ve taraftarı vardı. Bizim büyüklüğümüz zaten var. Sanayimiz futbol. Bu yatırımı burada yapmak zorundayız. Bir yerde maden çıkıyorsanız onun üretimi için oraya fabrika kurarsınız. Bizim madenimiz futbol. Ben burada büyüdüm, burada futbolcu ve antrenör oldum. Kimsenin bana ihtiyacı yok. Sadece birlikte olmamı gerektiren bir ihtiyaç oldu. Şampiyonluk kutlaması sonrası bir haftaki maçı düşündük. 15 Yaşında lisans çıkardım. O günden beri böyle gidiyor. Bu bir tarz değişmiyor. Burada ben yokum. Biz varız. Bu anlayışı koyamazsak bugün beni kahraman yaparsınız sonra hain olurum. Bunu yıkmak durumundayız. Bahsettiğimiz spor kültürü o zaman ortaya çıkar. Trabzonspor’un çok büyük sorunları yok. Sadece küçük sorunları büyütülüyor. Bilgi danışacak yerimiz var. Ben de onlardan bir tanesiyim. Çok insanımız var. Ekip çalışması gerek. İyi yolda gidebiliriz hissi var. Bu ayaklanma budur. Bir güven tazeleme var. Ama ben böyle bakmıyorum. Doğru işler yaparsak sonuç gelir. Bir devin uyanışı gibi bir durum var. Bunu tek başıma yapamam. Beni tek başıma bırakmayın. Düşünce devrimi yapmadığınız zaman bir şey yapamazsınız. Bir sonuç aldık, bir anda yukarı çıkınca devrim yaptık. Hangi düşünceyle yaptık. Kaybettiğimiz 9 puan olmasaydı üçüncü olabilirdik. Buna kupayı mazeret olarak gösterebiliriz. Eksikleri giderirsek şampiyon da oluruz. Başarımızı devam da ettiririz. Bütün gerekleri yerine getirmeden bir başarı elde etmek kalıcı olmaz. Aldığınız sonuçla devrim yapamazsınız. Mehmet Dalman konusunda hepimiz üzüldük. Ama bütünleştirmeyi doğru bulmuyorum. Ölümlerle sonuçları bağdaştırmayalım. Eğer kimse ölmeyecekse bu mesleği bırakmaya razıyım. Her hastayı, mahkumu, öleni ziyaret edip kalanlar üzerinde baskı oluşturmak bana göre ölümdür. 96 bitti. Bu sezon da bitti. Yeni sezona başlayacağız. O kadar gitmediğim yerler var ki, Ahmet Armutçu, Beykoz Mahmut gibi.
Yabancı konusunda fikriniz alındı mı? Gitmek isteyen oyunculara karşı tavrınız ne olacak?
Yabancı oyuncu konusunu daha önce fikrimi paylaşmıştım. Yetenekleri itibariyle bizde oynayabilecek oyuncularımız var. Gitse ne olur, kalsa ne olur gibi bir değerlendirmeden sonra kararımızı vereceğiz.
96’nın çöküntüsünü yaşayan biri olarak Fenerbahçeliler’e tavsiyeleriniz ne olur?
Annemi babamı kaybettiğim dönemde de çok üzüldüm. Ama hayat devam ediyor. Sonuçlara etkileniyoruz. Doğru işlerin ardından sonucun gelmemesi üzüyor. Ama doğrudan vazgeçmemeliyiz. Fenerbahçe 9 maçta gol yememişti. İki maçta gol yedi. O golleri de bize karşı yedi. Fenerbahçe’nin ne yapacağı yönetimine bağladır. Bizim haddimiz değildir ancak sonuçlar düşünceleri değiştirmemeli. İyiyse moral iyi olur, kötüyse kötü olur. Ama fikirlerim değişmez. Bir insanın kişiliği bir anda oluşmadığı gibi doğru ve yanlışlar da bir anda oluşmaz.
Song Dünya Kupası’nda dördüncü kez yer alan bir futbolcu olarak tarihe geçecek. Bu oyuncunun alacağı ücret mi yoksa yerine alınacak oyuncu mu sorun olacak. Karar vermenizi hangisi sağlayacak?
Kötü de iyi de oynadığı maçlarda oldu. Yaşı itibariyle soğukkanlı, tecrübeli. Kalırsa bir yıllık düşünüyoruz. Ekonomik bir yansıması var. Sadece ekonomik bakmamak gerek. Alacağımız oyuncu da tecrübeli olmalı ki onun yerini doldursun. İzlenen oyuncunun da iyi olduğu söyleniyor. Biz de takip ediyoruz. Alacağımız yabancının direk oynayacağı kapasitede olursa Song’a hayır diyeceğiz. Song bizi bilen biri. Ama gelmesi muhtemel oyuncu ilk kez bizle birlikte olacak. Song’un bu yönde de avantajı var.
Takımda abi sıkıntısı var mı?
Song’un bu yönde de bize katkısı oluyor. Karar vermemizde bunun da etkisi oluyor. Alacağımız oyuncunun da liderlik vasfı var. Song bir yıllık kabul eder mi onu da bilmiyorum. Bütün bunlar konuşulan konular. Tek bir konuya bağlamıyoruz Song’u.
Teknik heyette bir değişiklik düşünüyor musunuz? Kiralıklardan kimler kalacak? Song konusu ne zaman karara bağlanacak?
Teknik heyetten memnunum. Alınmasını istediğim belki olacak ama henüz kararlaştırmadık. Kiralık olarak verilenlerden bize katılacak oyuncu yok. Mustafa var. O belki katılacak. O’nun dışındakileri düşünmüyorum. Song’un durumu bu hafta belli olabilir.
Trabzonspor tarihinde 70’in üzerinde yabancı transferi yapıldı. Ekonomik anlamda zararlar oluyor. Altyapıdan aldığınız oyunculara yeterli şansı verdiğinizi düşünüyor musunuz?
Arçil ve Şota en uyguna gelip en verimli olanlardı. Çok oyuncu alındı çok para verildi. Ben de dışarıdan baktığımda böyle değerlendirdim ancak bazen bunlar gerekiyor. Gelenin direk oynamasını istiyoruz ama bazen uyum sorunu da yaşıyoruz. Yabancı oyuncular konusunda eleştiriler olacak. Fenerbahçe örneği var. Bana sorarsanız Guiza’yı ben de alırım. Özellikleri iyi ama verimi az. Bu süreçler yaşanacak. Altyapıdan oyuncular aldık. Ama o dönem alabileceğimiz oyuncu yoktu. Mevki olarak sıkıntılarımız vardı. Geldiğimizde Song sakattı. Eksik kalırsak tamamlayacaktık. Bu bir yarışma. Galatasaray’ın bir çok oyuncusu vardı, son maçta sahaya kaç kişi çıktıklarını gördük. Sadece Trabzonspor’u düşünmeyin. Mustafa’yı aldık. Ahmet’i aldık. Başarılı oldu ama sonra bir sakatlık yaşadı. Rasimcan’ı aldık. Genç takımdan bir oyuncu listeye yazmamız gerek. Ya Barış ya da Rasimcan olacak. Oyuncu yarıştırmamız gerek. Gence yaşlıya bakmadan oynatacağız. Yaş olayı bitti. Song oynadı Barış oynamadı. Kim hazırsa oynar. Her maç ekonomik olarak 300 milyondu seneye 700 milyon olacak. Murat Tosun’dan ilk geldiğim günden beri iyiydi ama son haftalarda oynatabildik. Sezer iyiydi, oynamayınca verimi düştü. Umut’un transferi vardı, Gökhan gitmek istiyordu. Bunları tez unuttuk. Kulübü düşünerek oyuncuları oynatıyor ya da oynatmıyoruz.
| Yorumlar |
|






