
Gineli futbolcumuz İbrahima Yattara, futbolu Bordo-Mavili forma altında bırakmak istediğini belirterek, "Bu kadar uzun süre şampiyon olamayan Trabzonspor'a bu sevinci yaşatmaktan başka bir şey istemiyorum" dedi.
Takımımızın ligde kalan 4 haftada en önemli kozlarından biri olan Gineli futbolcu İbrahima Yattara, hayatındaki en büyük hedefinin Trabzonspor forması altında şampiyonluk yaşamak olduğunu söyledi. Yattara, kulüp dergisine yaptığı açıklamada Özkan Sümer'in kendisini başka bir futbolcuyu izlerken keşfettiğini belirterek, "Dönemin Başkanı Özkan Sümer ve menajer Adnan Demir, başka oyuncuyu izlemek için gelmişlerdi. Ben oyuna son 20 dakikada girdim. Önce bir gol attım, sonra bir de asist yaptım. Maçı 2 - 1 kazandık. Maçtan sonra beni bir Türk kulübünün istediğini söylediler. Böyle başladı Trabzonspor hikayem" diye konuştu.
"İLK YÜRÜMEYE FUTBOL TOPUNU GÖRÜNCE BAŞLAMIŞIM"
Yattara, ilk yürümeye futbol topunu görünce başladığını da belirterek, "Benim babam çok büyük bir futbolcuydu. Gine milli takımında oynuyordu. İyi bir savunma oyuncusuydu. İlk ayağa kalkışım da futbol topunu görünce olmuş. Annem öyle anlattı. Topu görünce onu tutmak için ayağa kalkmışım. Yürümeye de öyle başlamışım. Ailemdeki kimse futbolcu olmamı istemiyordu. Özellikle annem beni hep azarlıyordu. Okula devam etmemi istiyordu. Ancak okul turnuvalarında beni izleyenler anneme sürekli benim futbolcu olacağım yönünde telkinlerde bulunuyorlardı" dedi. Yattara, küçüklüğünden beri hep futbolcu olmak istediğini de vurgulayarak, "Maddi açıdan olağanüstü memnunum. Afrika'da kendime ve aileme villa yaptırdım. Onlara araba aldım. Babam çok az para kazanıyordu. Beni Avrupa'ya göndermek için bir bilet alacak paramız yoktu. Şimdi geldiğimiz konuma bakınca şükür ediyorum tabi ki. Bundan sonrası için hedefim kazandıklarımı koruyabilmek olacaktır" dedi.
"FUTBOLU BURADA BIRAKMAK İSTİYORUM"
Futbolu Trabzon'da bırakmak istediğini de ifade eden Yattara, "Ben kariyerimin büyük bölümünü Trabzon'da yaşadım. Açıkçası futbolu da burada bırakmak istiyorum. Trabzon'da en uzun süre forma giyen yabancı futbolcu olmak bana büyük mutluluk veriyor. Altıncı yıldır buradayım. İki yıl daha mukavelem var. Futbolu burada bıraktıktan sonra da Trabzon'la irtibatımı kopartmak istemiyorum" diye konuştu. Yattara, futbolu bıraktıktan sonra Gine'de bir futbol akademisi kurmak istediğini de belirterek, "Trabzonspor'a da bu projeyi önermeyi planlıyorum. Çünkü orada böyle bir yer kurulursa büyük faydası olur. Gine'deki tek altyapı olacak burası. Oyuncuların öncelikli olarak Trabzonspor'a gelmesi sağlanabilir. Bunu ciddi ciddi düşünüyorum" şeklinde konuştu.
"ROBERTO CARLOS'U GEÇERKEN ZORLANIYORUM"
Yattara, Roberto Carlos'u geçmekte biraz zorlandığını da belirterek, "Durarak oynayan, üzerine gelmeyip de geri geri giden oyunculara karşı zorlanıyorum. İstiyorum ki benim üzerime gelsinler ve beni ateşlesinler. Roberto Carlos bu yüzden zor bir oyuncu. Top benim ayağımdayken üzerime gelmiyor ve bekliyor. Benim onun üzerine gelmemi beklediği için hoşuma gitmiyor. Onların görevi beni durdurmak, benim görevim ise onları geçmek. Hatta benden topu almak için tekme atıyorlar. Benden topu aldıklarında bana üzüldüklerini düşünmüyorum. Bu nedenle ben de onları geçince üzülmüyorum. Oynadığımız maçlara dikkat ederseniz, benim kanadıma üç oyuncu veriyorlar. Beni durdurduklarında hücum gücü de önemli ölçüde azalıyor. Karşımdaki oyuncular sert oynuyorlar. Bundan fazlasıyla şikayetçiyim" dedi.
"SAKATLANMAYI GÖZE ALARAK OYNUYORUM"
Sakatlığının hala tam olarak geçmediğini de söyleyen Yattara, "Geçmeyen bir sakatlıkla oynuyorum. Hocam benden özellikle bunu istedi. Çalım attıktan sonra topla çok fazla oynamadan pas vermemi ya da içeriye göndermemi istiyor. Zaten iki - üç hareket üst üste yaptığım zaman ağrıyı hissetmeye başlıyorum. Allah korusun bir de darbe alırsam sakatlık tekrarlar. Sezonun bitmesine fazla kalmadı. Tedaviye başlayacağım ancak sakatlanmayı göze alarak oynuyorum" diye konuştu.
"TÜRK MİLLİ TAKIMINI DESTEKLİYORUM"
Yattara, Avrupa ve Dünya kupası maçlarında Türk Milli takımını desteklediğini de ifade ederek, "Ben daha önce Fransız Milli Takımı'nı destekliyordum. Ancak Türkiye'ye geldikten sonra Türk Milli Takımı'nın başarılı olmasını istemeye başladı. Bu imkanları bulduğum için şükrediyorum. Bundan sonra hayatımın geri kalan kısmında Türk Milli Takımı'nı desteklemeye devam edeceğim. Türkiye'nin sürekli Avrupa ve Dünya kupalarında olmasını istiyorum. Gine Milli Takımı'nda oynamış olmasaydım kesinlikle Türk Milli Takımı'nda oynamak, yani o formaya aday olmak isterdim" dedi.
"TEK HEDEFİM ŞAMPİYONLUK"
6 yıldır bulunduğu Trabzon'da Trabzonspor'un bütün tarihini öğrendiğini de söyleyen Yattara, şöyle konuştu: "Şimdilik verebilecek tek mesaj şampiyonluğu dilemek. 6 yıldır buradayım ve neredeyse Trabzonspor'un bütün tarihini öğrendim. Bu kadar uzun süre şampiyon olamayan Trabzonspor'a bu sevinci yaşatmaktan başka bir şey istemiyorum."
"ÇAĞLAR TÜRKİYE'DEKİ EN İYİ SOLBEKLERDEN BİRİ"
Genç futbolculara sahip çıkmaları gerektiğini de söyleyen Yattara, "Göksu, Barış, Mehmet ve Yasin bizim genç oyuncularımız. Bu futbolculara önem verilmeli. Göz ardı edilmemeliler. Yani erken fark edilmeliler. Daha önce alt yapımızdaki Denizlisporlu Çağlar'ı göremedik. Çağlar Türkiye'deki en iyi sol beklerden birisi" diye konuştu.
"GİNE'DE GEZERKEN ARABAMDA KOLBASTI ÇALIYOR"
Yattara, kolbastıyı devre arasında Trabzonspor'dan Ankaragücü'ne transfer olan Hasan Üçüncü'den öğrendiğini de vurgulayarak, "Hasan Üçüncü'yle çok iyi arkadaşız. O kolbastıyı duyunca hemen oynamaya başlıyordu. Önceleri onu taklit etmek için oynuyordum. Bir de göz tiki vardı onun, onu da taklit ediyordum. Taklit ede ede ben de oynamayı öğrendim. Bir gün oturup konuşurken bir golden sonra bunu oynayalım diye planladık. İki yıl önceydi. Samsunspor'a attığım golden sonra birlikte oynadık. Aslında bana göre maçlardan sonra oynadığımız kolbastının başlangıç noktası da o maçtı. Kolbastı'ya o kadar alıştım ki Gine'de gezerken arabamda kolbastı çalıyor. Ama Aminata'ya benim oynamam komik geliyor. Rigo (Song) bunun Afrika dansına benzediğini söylüyor. Geleneksel dansımıza yakın bir dans kolbastı ancak şimdi Gine'de gençler diskolarda eğlenirken Amerikan dansları yapıyorlar" şeklinde konuştu.
YATTARA'NIN HAYALİNDEKİ 11
Yattara, hayalindeki 11'in ise şu isimlerden oluştuğunu söyledi: "Kalede Casillas'ın olmasını isterdim. Savunmanın ortasına Puyol ve Rio Ferdinand'ı koyardım. Savunmanın sağında Sergio Ramos, solunda Patrice Evra olmasını arzulardım. Orta sahaya Mascherano ve Steven Gerrard, sola Messi, sağa da Arjen Robben'i monte ederdim. Forvetteki tercihlerim ise sanırım Drogba ve Anelka olurdu."
"BİR ALLAH'TAN BİR DE KÖPEKTEN KORKARIM"
Yattara, "Korkuların var mı?" sorusuna ise "Bir Allah'tan korkarım bir de köpekten. Apartmanımızda küçük bir köpek besleyen komşumuz var. Ondan bile korkuyorum" şeklinde cevap verdi. Baba olmanın inanılmaz bir duygu olduğunu da söyleyen Yattara, sözlerini şöyle tamamladı:
"İlk çocuğumuz olduğunda eşime onları nasıl tutmaları gerektiğini ben öğrettim. Onların ileride birer futbolcu olmalarını çok istiyorum. Geriye dönüp baktığımda evet hedeflerimi gerçekleştirdim. Afrika'da bir futbolcu için ilk hedef profesyonel olabilmektir. Belçika'ya gittiğim o günden sonra hedeflerimi sırasıyla gerçekleştirdiğime inanıyorum. Trabzonspor gibi büyük bir kulüpte oynuyorum. Trabzonspor'la UEFA maçları ve Şampiyonlar Ligi ön eleme müsabakası oynadım. Afrika'da hedef Avrupa'da iyi bir kulüpte oynayabilmektir. Ben de kendi adıma tatmin edici deneyimler yaşadığıma inanıyorum."
| Yorumlar |
|







